ge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2013 Cuma

Anlamak

Gün geçmiyor ki bir anlamsız olayla karşılaşmayalım. Bize anlamsız gelen bu olayların penceresinden baktığımızı, bakabildiğimizi düşünmeden bir gün bile geçmiyor. Bir haber kanalını açıp izlememiz bile yeterli oluyor bazen.
Küçüklüğümüzde babamızın elinde kumanda, haberlere bakarken yaptığı o bazen ağız dolusu küfürlü yorumlar ya da gülmeli tepkiler... olaylara bakış açısı tamamen objektif gibi algıladığı durumlar. Aslında herkeste nerdeyse tamamen durumlara ya da olaylara objektif baktığı için bu durumda...
 
empati

Bir Fenerbahçe ve Galatasaraylı iki dostun düşman olmasına kadar gidiyor bu bizim objektifliğimiz. Kısır döngülü tartışmalarımız. Hep kendilerini ya da tuttuğu tarafları haklı çıkarmaya çalışan bir objektiflik işte bizdeki. Olaylara bir diğer pencereden baktığını düşünen ama o pencereden de aynı manzarayı gören bir objektiflik işte. 

Gün geçmiyor ki; paylaşım sitelerinde, haber sitelerinin yorumlarında ya da burda kısır tartışmalardan sonra bir sonuç alınmadığını görmeden... İlk anlamak gerekiyor arkadaş, "neden böyle yapıyor, neden bunlar oluyor, anlamıyorum" demeden önce bakmak gerekiyor tebeşirin ön yüzüne de arka yüzüne de ikisi de aynı renkte mi diye... 

İşte öyle bir insan olduğumuz zaman aramaya hak kazanacağız adaleti? hakkı hukuku... Objektif olup da fikirlerimizin aslında genel olması gerektiğini düşünmediğimiz zaman hakkımız olacak buna. Bunlara... İnsan ayırt etmeden el ele huzura.
Ama ne zaman??? Yetecek mi buna zaman???

3 Mayıs 2013 Cuma

Ölüm Anı

Saat 03:15 hava kızıl ve sisli.Ortama ağır bi sessizlik hakim.Martıların sevişme çığlıkları şehrin sessizliğini bozmaya yetmiyor.Köpekler bile havlamaktan vazgeçmiş.Yanımızda bir adet faşizm,bir adet komünizm,bir adet liberalizm ve hafif bir vazgeçmişlik var.Havanın bu durumu hepimizi ağır korkulara sürüklemeye yetti.

Burnumuza sigara dumanı ve çorap kokusu gelmiyor artık.Hepimizin zihni birşeylerle meşgul ama soru aynı “Ne ki ölmek?” William Shakespeare.Havanın kızıl rengi seçmesi,olanca sisini püskürmesi,aynı yerde yıllar önce meydana gelenler,kulağımızı meşgul eden efsaneler hepsinin oratak çıktısı:deprem.

Depremin dedeleri,ölçekleri,tahminleri,ekonomiye etkileri,nedenleri,sonuçları,hangi ülkelerin yardım ettiği vb. umurumuzda bile değil.Tek bir şey düşünüyoruz “Ya ben ölürsem?”.

ölüm anında yaşananlar

Komünizm diyor ki;
-Dil,din,ırk,ideoloji,sevgi,nefret,savaş,barış bunların hiç biri hayattaki boşluğu doldurmuyor yine de ölmek istemeyiz çünkü manita defteri kapanmadı daha.

Faşizm diyor ki;
-Biran önce ölmek ve hayatımdaki mechuliyeti sona erdirmek isterim.Ya şeytandan intikamımı almak ya da cennet ırmağında yüzmek isterim ve küflenen umutlarımın yeniden yeşermesini beklemekten de kurtulurum.

Vazgeçilmişlik diyor ki;
-Küllüğü uzatın.

Liberalizm diyor ki;
-Daha çok erken çünkü ben daha “ben” bile olmadım,ben daha “benle” bile tanışmadım.Çok geç çünkü bunları yapamadan dünyaya gelmemin anlamı yoktu,yani o zaman doğmamalıydım.

Özetle hepimiz;basit,sıradan,bencil,aciz insanlar olmaktan öteye gidemiyoruz ölüm anında.Yani boşuna “cenazesine katılırsak bizi görür” diye düşünmeyin,muhtemelen o anda feryatlar koparsanız bile umurumuzda olmayacak.O değil de ölmek ne garip şey?Deprem ne boktan sebep?

Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!(Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!)
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
                                             Hamlet, William Shakespeare


Yazıyı birlikte hazırladıklarım;antonio,reis ve mumu’ya teşekkürler.