kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Aralık 2013 Salı
Amatör Fotoğraflar
Bir insan hayatı boyunca kaç güzel şey görür?
Unutmak istemeyeceği kaç kişiyle karşılaşır?
Aklından çıkmayan kaç yer vardır?
Herkesle paylaşmak isteyeceği anlar yaşar mı?
Klasik olarak “zamanı durdurmak” diyebileceğimiz şeydir fotoğraf. Fotoğrafçılık bir açıdan zamanı durdurmak, kaydetmek ve geri sarmaktır.
Belki de insan yaşarken kaydetmediği her güzellik için diğer insanlara karşı borçlu hissetmelidir. Anı kaydetmek ve paylaşmak için küçücük makinalara sahip olduğumuz bu dünyada, bu iş bir sorumluluk sayılabilir.
Artan sosyal ağlarla birlikte amatör fotoğrafçılığın da artıyor olması sevindirici. Pek çoğumuzun hiç ulaşamayacağı güzellikler artık ekranımızda bitiveriyor.
Amatör fotoğrafçıların olmadık yerlerde kendilerini rahatsız ettiğini söyleyenlerde yok değil. :) Ama biz onlara kulak tıkayıp, yakaladığı kareleri diğer insanlarla paylaşanlara bir bakalım. Böylelikle amatör fotoğrafçılığa yeni insanlar kazandırırsak ne mutlu bize.
Aşağıda Türkiye'den amatör fotoğraf örnekleri bulunmaktadır.










Unutmak istemeyeceği kaç kişiyle karşılaşır?
Aklından çıkmayan kaç yer vardır?
Herkesle paylaşmak isteyeceği anlar yaşar mı?
Klasik olarak “zamanı durdurmak” diyebileceğimiz şeydir fotoğraf. Fotoğrafçılık bir açıdan zamanı durdurmak, kaydetmek ve geri sarmaktır.
Belki de insan yaşarken kaydetmediği her güzellik için diğer insanlara karşı borçlu hissetmelidir. Anı kaydetmek ve paylaşmak için küçücük makinalara sahip olduğumuz bu dünyada, bu iş bir sorumluluk sayılabilir.
Artan sosyal ağlarla birlikte amatör fotoğrafçılığın da artıyor olması sevindirici. Pek çoğumuzun hiç ulaşamayacağı güzellikler artık ekranımızda bitiveriyor.
Amatör fotoğrafçıların olmadık yerlerde kendilerini rahatsız ettiğini söyleyenlerde yok değil. :) Ama biz onlara kulak tıkayıp, yakaladığı kareleri diğer insanlarla paylaşanlara bir bakalım. Böylelikle amatör fotoğrafçılığa yeni insanlar kazandırırsak ne mutlu bize.
Aşağıda Türkiye'den amatör fotoğraf örnekleri bulunmaktadır.

Tuz Gölü / Murat Duru

Diyarbakır / Burhan Gizlenmiş

Renkli Sokak / Murat Uz

Tütün / Barış Lermioğlu

Galata / Hakan Akkuzu

Eminönü / Semih Kindik

Aşk ve Simit / Nurcan Alkan

İlyaslı Köyü-Bafra-SAMSUN / Onur Kırkaç

Anadolu Kadını / Devran Demir

Yansıma / Dgnzcn
Not: Fotoğraflar özellikle amatör fotoğrafçılardan seçilmiştir. Fotoğraflar küçültülmüş ve kaliteleri düşürülmüştür. Fotoğrafların aslına, fotoğrafçıdan ulaşabilirsiniz. Fotoğrafçıların ismine tıklayarak amatör fotoğrafçıların adreslerine ulaşabilirsiniz.
28 Nisan 2013 Pazar
Dövüş Kulübü (Kadından Kadına Şiddet)
Ne yazık dünyada kadına yönelik şiddet gün geçtikçe artıyor,çeşitleniyor.Buna karşın şiddetin daha çok gündeme gelmesi bu soruna eğilinmesi anlamında umut verici.Peki neden kimse kadına,bi başka kadından gelen şiddetten söz etmiyor?
Ne boyutta bir şiddetten bahsediyoruz?Bu sorunun net bir cevabı yok.Kadından gelen şiddet daha karmaşık bi yapıda,şöyle ki bir kız,bir kızın ölümüne imza atacağı gibi çoğu zaman daha karmaşık biçimde hayat boyu şiddete maruz bırakmayı tercih ediyor.

Mesela;iş yerinde kariyerini olumlu etkileyecek
bir şey için başka bir kadının üzerine basmaktan çekinmeyeceklerdir.”Herkes birbirinin üzerine basıyor” diyebilirsiniz fakat kadının gücü burada ortaya çıkar ve sadece kendisi değil;patronu,amiri,iş arkadaşları gibi bir zombi ordusunu da diğer kadını sindirmek için kullanabilir.Çünkü onun;makyaj,kıyafet,zerafet,gözyaşı,bakışlar,ikna etme gibi doğal silahları vardır.

Evet kadına yönelik şiddetin aileden geleni,eşten geleni,toplumdan geleni artık çok sık konuşulur oldu ama kadına kadından gelen şiddet;önemsenmediği,oranlarının düşük olduğu,fiziksel şiddetin az görüldüğü gibi gerekçelerle yada daha basit düşünürsek belki de ilgi çekmeyeceği için medya tarafından görmezden geliniyor.
Bunun boyutu gibi nedenleri de çok komplike.Bir kadının bir erkek yüzünden şiddet uygulaması en bilineni.Hergün haberlerde kıskançlık cinayeti,liseli kızların erkek kavgası,metres cinayeti…gibi başlıklar görmeye alıştık.Ama kadınlar bu kadarla sınırlı kalamaz elbette doğaları gereği çok zeki ve çok kurnazlar ve şiddet uygulamak isterlerse çok daha iyilerini beklemeliyiz.

Mesela;iş yerinde kariyerini olumlu etkileyecek
bir şey için başka bir kadının üzerine basmaktan çekinmeyeceklerdir.”Herkes birbirinin üzerine basıyor” diyebilirsiniz fakat kadının gücü burada ortaya çıkar ve sadece kendisi değil;patronu,amiri,iş arkadaşları gibi bir zombi ordusunu da diğer kadını sindirmek için kullanabilir.Çünkü onun;makyaj,kıyafet,zerafet,gözyaşı,bakışlar,ikna etme gibi doğal silahları vardır.
Kadının aile içi şiddeti çoğu zaman gözümüzün önünde durur hatta güler geçeriz ama hiç üzerine düşünmeyiz.Gelin,kaynana rekabetini duymamış olamazsınız.Aslında altında birkaç cilt kitap olacak kadar çok sayıda şiddetin ifadesidir bu kavram.Daha kız ve erkeğin annesi tanıştığı anda başlar.Bu sadece basit bir evlat kıskanma olayı değildir.Karmaşık bir aile içi ikdidar mücadelesidir.İki İstanbul hanım efendisi yılbaşı yemeklerinde söz sahibi olmak için kapışır,daha kırsalda ise bayram yemekleri için:yemek basit gelebilir ama altında yatan “ev içi ikdidar mücadesi”yönetme isteği çoğu zaman cinayetle bile sonuçlanmıştır.Daha cahil olduğumuz yıllarda;kadınların kızlara tecavüz ettirdiği,başka bir kadın için kaza organize etttiği,dayak yemesi için erkek ayarttığı,adını çıkarıp mutlu olmasını önlemesini istediği vb. sık sık karşılaşılan durumlarken şimdi şehirleşen hayatlarımızda bunun yerini daha sinsi şiddetler almakta.

Kadının hemcinsine şiddeti erişkin oldukları yaşlarla sınırlı değil.Daha çocuk yaşta bir kıza üvey anne,bakıcı,hala,teyze gibi yakınında ki kadınlardan gördüğü şiddet hepimizin hafızalarına acı olaylarla kazındı.Daha masum gelebilir belki ama bir kızın kendi yaşıtlarından gördüğü şiddette ortada duran bir gerçektir.Ablasından veya sınıf arkadaşından gelsin bu şiddeti masumlaştırmaz.Liseli kızların ağzında jilet çevirip okul tuvaletinde birbirlerini tehdit ettiklerini duymamış olabilirsiniz ama bu şiddeti yok etmez.
Sinsilik demiştik evet kadının şiddeti daha sinsidir çünkü genelde bir fiziksel saldırıdan ibaret değildir.Bazen bir bakış,bazen dokunarak veya çok az can yakarak,bazen sözlü,ama çoğu zaman psikolojik şiddet.”Seni oğluma dövdürürüm.”,”Ananın evinde bulaşık yıkamadın mı?”,”Fakir kız alırsan tabi giyinmeyi beceremez”,”Bu kızda bi uğursuzluk var”,”Bu bizim ailemize yakışmıyor”…daha neler neler.Bunun gibi sözler çoğu zaman direk söylenmez,homordanarak ifade edilir veya üçüncü bir kişiye söylenerek iletilir.Sonra bakışlar veya mimiklerle belli edilir.Hatta cesaret bulunduğu anda tehdit ve ardından şiddete de dönüştürülür.Sinsiliği de buradadır daha en başta yapılmak istenen şey fiziksel şiddet olsa da buna uygun çevreyi oluşturmak bazen yıllar alabilir ve bir kadın diğerine uygulamayı kafaya koyduğu şiddetten asla vazgeçmez.
Her zaman ki gibi birkaç beylik cümle edip konuyu toparlamak istiyorum ama içime bir türlü sinmiyor.”Çok şey eksik kaldı.”diyorum kendi kendime ”çoğu da yarım” ama İşimiz kulağa su kaçırmak dahası bizi aşar.
20 Mart 2013 Çarşamba
Türbanlı Ve Mini Etekli
"herkesizn hayatına kimse garışamaz. ha nasıl garışamaz. ben bu şekil giyinirim, bu bayan şu şekil giyinir. şu şekil giyinir."
Uyarı: Cinsel içerik arıyorsanız tıklayınız.
Çok tehlikeli bir konu gibi görünse de basit düşününce kolayca çözümlene bilecek bir meseledir.
Önce türbanla ilgili komplo teorilerini unutun ve sadece bir örtü çeşidi olduğunu kabul edin.Viki’nin tarifi herşeyi özetler:”Anadolu'da başörtüsünün yemeni, eşarp, tülbent, yazma, çarşaf ve türban gibi çeşitleri bazı kadınlar tarafından kullanılmaktadır. Bu örtüler birbirinden kullanılan kumaşın şekli, deseni, boyutu ve bağlama biçimi gibi çeşitli açılardan ayrılır.^1”

Buradan da anlaşılacağı üzere türban herhangi bir örtünme biçimidir yani üstüne mihrak mihrak görevler yüklemek anlamsızdır.Peki tartışma ne o zaman dersek özetle:
kulağakaçanlar.blogspot.com | Laik Kesim | İslami kesim |
Tartışmanın adı | Türban | Başörtüsü |
Neden takıldığı | Siyasi simge | Dini bir vecibe |
İfadesi/Yasal savunması | Laikliğe aykırı | Din ve vicdan özgürlüğü |
Buraya kadar olan bilgileri toplarsak:”Aslında sıradan bi örtünme biçiminin nasıl sembolik tartışma kavramına dönüştüğü gayet ortadadır”yani benim güzel ülkem tartışma konusu yaratmada ki becerisini yine gözler önüne sermiştir.
Buraya kadar Türban nedir?sorusuna cevap aradık peki: Neden kullanılır?
-İnanç gereği,
-İslami kesimin yoğun olduğu bir yerde doğmak,yaşamak(mahalle baskısı),
-Kültürel olarak herkesin kapalı olduğu bir yerde yaşamak(örn;köy,kasaba),
-Cenaze törenine katılmak,Mevlüte katılmak,
-Soğuk hava,
-Erkeklerin kapalı kızlarla evlenmek istediğini düşünmek,
-Sudi Arabistan,İran gibi ülkelere seyahat etmek,
-Genel akıma uymak(örn;siyasi,moda,çevre,grup),
-Muhafazakar bir iş yerinde çalışmak veya o kesime hitap eden işte çalışmak,
…
Daha binlerce genel veya kişisel neden sıralanabilir.O zaman anlıyoruz ki bu türban sadece inanç gereği takılmıyormuş,peki inanç gereği türban takmayan birine”sen nasıl hem türban hem mini giyersin!”deme hakkımız var mı?Tabi ki yok.
Bi de inanç gereği takıyor olsun,birinin kıyafetinden yola çıkıp yeni küfürler icat etme hakkını bize kim? Hangi inanç veriyor?Belki bu mini etek ve türban kombinasyonu yapan hanımefendi” mi-tür “diye bi inanca sahip .İnanca saygı.
Arkadaş isteyen,istediğini,istediğiyle,istediği zaman,istediği yerde,istediği gibi giyer!Sana bana da elma yemek düşer.O KADAR. :)


Dip not:”Türbanlı ve mini etekli”konusunda en sert eleştirileri,türban takmayan kişiler veya onların çevreleri yapıyor varsayımından yola çıkarsak,bu başlık altında bir savunma yapmaya çalıştıkları:Toplumun” türban tak!”baskısına karşılık “türban takmıyorum ama mini etekte giymiyorum!”savunması yaptığı varsıyalabilir. Herhalukarda vahimdir.
Ek olarak: Türbanlı mini etekli fotolar arayarak buralara gelen sayın okur, lütfen 1 dakikanı ayır ve beni aydınlat. Eğer cevap vermek istersen ilgili yazım: Türbanlı Mini Etekli Sevenlere Özel
Kaynak:1-viki
8 Mart 2013 Cuma
Yaratılışta Kadın Üstünlüğü: Adem İle Havva
1-)Adem çamurdan yaratılmış,Havva ise Adem'in kaburga kemiğinden. Bu durumda Adem,Havva’yı yaratmak için bir kaynak,bir hammaddedir.Bi başka deyişle Adem ham,Havva nihai olandır .İslam’da da Havva’nın ne kadar hassas ve önemli olduğuna değiniyor: "Kadınlar hakkında hayır tavsiye ediniz. Çünkü kadın, eğri “kaburga kemiği”nden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri tarafı, en üst tarafıdır. Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, hali üzerinde bırakırsan öyle kalır.”<1,<2,<3
2-)İnsanoğlu cennetten Adem ve Havva’nın yasak meyvayı yemesi üzerine kovulur. Dikkatli bakılırsa görülür ki yasak meyvayı yediren Havva’nın merakı,öğrenme tutkusu,korkusuzluğu,ikna kabiliyeti,iradesi,vb. vasıflarıdır.Şöyle ki:Havva meyvayı yemek için Adem’i ikna etmiştir bu durumda irade sahibi Havva dır,Adem, Havva’yı takip edendir.Yahudi ve Hristiyan kaynaklarda ilk günahı işleyen Havvadır.Kur’an’da ise suç doğrudan Âdem'e izafe edilir.

Bu iki girdi bize aslında yüzyıllar önce,tüm inançlarda kadının ne kadar önemli olduğunun defalarca bize anlatıldığını,ama erkek(kas gücü)egemen toplumda doğan,büyüyen ve yaşayan bireyler olarak; ezbere bildiğimiz hikayelerdeki mesajı anlamaktan ne kadar aciz olduğumuzu gösterir.
Umalım ki;iradenin kas gücüne,anlamanın ezberlemeye,zerafetin kabalığa,duyguların maddeye tercih edildiği bir dünyada yaşayan çocuklar,hiçbir zaman annelerinin babaları tarafından öldürüldüğüne şahit olmazlar.
Kaynakça;<1. Buharî, Nikâh 79, Enbiya 1, Edeb 31, 85, Rikâk 23,<2.Müslim, Radâ 65, (1468),<3.Tirmizî, Talâk 12, (1188)
wiki/Havva, Etkilenilen Film; Die Päpstin Filmin Hikayesi: KADIN PAPA JOAN
